The Economist, ABD’de yaklaşan ara seçimlerin getirdiği durumları ele alan yeni bir analiz yayımladı. Derginin değerlendirmelerine göre, Kasım ayında gerçekleştirilecek olan seçimlerde Demokrat Parti’nin Temsilciler Meclisi’ni kazanma olasılığı oldukça yüksek. Hatta Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu Senato’da bile beklenmedik sonuçlar ortaya çıkabilir. Ancak dergi, asıl tehlikenin seçim sonuçlarından ziyade, demokratik süreçlere duyulan güvenin sarsılması olduğunu vurguluyor.
Analiz, Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etme yolunda önemli bir konumda bulunduğunu gösteriyor. Senato’daki yarışta ise Cumhuriyetçiler önde görünse de, dengelerin aniden değişebileceği belirtiliyor. Öte yandan, seçim sonuçlarından bağımsız olarak, demokratik sistemin işleyişine dair endişelerin arttığına dikkat çekiliyor. İki büyük parti, giderek birbirlerini seçimlere müdahale etmekle suçluyor. 2020 seçimleri ile ilgili “çalındı” iddiaları ve seçim bölgelerinin yeniden çizilmesi (gerrymandering) gibi tartışmalar, halkın seçimlerin adil olduğuna dair inancını zayıflatıyor.
The Economist, aynı zamanda bazı çevrelerde seçim süreçlerine yönelik olası müdahalelere dair endişelerin arttığını kaydediyor. Özellikle federal yönetimin seçim süreçlerine daha fazla müdahil olma olasılığı, anayasal açıdan tartışmalara yol açıyor. Seçim günü güvenliği, oy verme işlemleri ve muhtemel hukuki itirazlar, şu anda gündemdeki diğer önemli konuları oluşturuyor. Analize göre, seçimlerin ardından açılabilecek davalar, süreçleri uzatabilir ve belirsizliği artırabilir. Daha önce benzer durumların mahkemeler tarafından reddedildiği hatırlatılarak, bu tür süreçlerin kamuoyundaki güven kaybını derinleştirme riski taşıdığı ifade ediliyor.
Dergi, ABD seçim sisteminin yapısal olarak işlevini sürdürdüğünü, eyaletlerin seçimleri yönetmesinin merkezi müdahaleyi sınırladığını belirtiyor. Yerel seçim yetkililerinin süreci devam ettirdiği vurgulanıyor. Ancak anketler, seçmenlerin seçimlere duyduğu güvenin ciddi oranda azaldığını ortaya koyuyor. Toplumda yaşanan kutuplaşmanın derinleştiği ve taraflar arasındaki güvenin zayıfladığı ifade ediliyor. The Economist’e göre, ABD demokrasisi için en büyük tehdit, seçim sonuçlarının manipülasyonu değil, seçimlere olan güvenin giderek azalmasıdır. Bu durumun uzun vadede daha derin bir politik krize yol açabileceği uyarısında bulunuluyor. Dergi, ABD’nin bir zamanlar örnek alınan demokratik yapısının, bugün “güvenin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren bir uyarı hikâyesine” dönüştüğünü vurguluyor.